1)Devlet Yönetimi; Uygurlar dışında, bütün Türk devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır. Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.
Hukuk; İslamiyet öncesi kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz. Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır.cemalaksoy.org
Ordu; İlk Türk devletlerinde kadın, erkek her Türk asker sayılırdı. İlk düzenli Türk ordusu Asya- Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu.
Din; Türklerde tek bir tanrının varlığına inanılmış, tanrıya “Tengri” adı verilmiştir. Bu tanrı Gök Tanrı olarak da bilinmektedir.
Ekonomik Hayat; Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe olarak bir hayat sürmüşlerdir.
Bilim ve Sanat; On iki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir.
2)Mit; Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikayesi, mitos.
Mitoloji; Mitlerin doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim dalının adı.
Totem; Bazı ilkel klan ve kabilelerin kendi ataları olarak kabul ettikleri hayvan veya bitkiye verdikleri isimdir.
Destan; Milletleri derinden etkileyen tarihi ve sosyal olayları anlatan çoğunlukla manzum şekilde olan edebi eserlerdir.
Efsane; Yıllarca gerçekten olmuş gibi kuşaktan kuşağa aktarılan öykülerdir.
Esatir; Tarih öncesi tanrılarının efsanevi serüvenlerini anlatan bir topluluğun duygularını, anlayışını ve özlemlerini göstermesi bakımından değeri olan hikayelerdir.
3)Destanlar ve efsaneler mitlerin etkisinde yazılmış eserlerdir.
6) Nergis daima sevgilinin gözleri ile birlikte anılır ve ona benzetilir.
4)Atasözleri, bir toplumun ve bütün insanlığın yaşam felsefesidir. İnsanlarda bulunan sevgi, kıskançlık, bencillik, dostluk gibi duygular evrenseldir. Bu nedenle bu duyguları yansıtan atasözleri de evrensel olarak kabul edilmektedir. Dünyada pek çok ulusun kullandığı atasözleri karşılaştırıldığında, bu atasözlerinin pek çoğunun aynı ya da benzer olduğu görülmüştür. Atasözleri evrensel değerler yanında bir ulusa özgü kültürel değerleri de yansıtır.
5)Türklerde sözlü edebiyatın ne zaman başladığı tam olarak bilinmemektedir.
1)a)Türkler bugünkü Moğolistan topraklarında Karakorum(Karakurum) adı verilen bölgede yaşamışlardır. Ağaç Türkler için kutsaldır.
b)Liderlik vasfı taşıyan kişiler dünyaya olağandışı bir şekilde gelir. Ağaç, ışık, kurt, gök gibi motifler önemli sembollerdir ve kutsal sayılır.
c)Destan döneminde destan kahramanlarının Türklük vasfı ön plana çıkmaktadır. Anlatılan olayların merkezinde mutlaka Türkler vardır.
2)
Destanlarda Gerçeklik | Destan Kahramanlarının Özellikleri |
Destanlar kurmaca metinler olmakla birlikte yer yer gerçeklik duygusu uyandıran türlerdir. Örneğin, Bozkurt ve Türeyiş destanlarında olay örgüsü genellikle olağanüstü ve kurmaca niteliği taşıyan olaylar içerirken mekan adları gerçekçiliğe uygundur. Destanlarda adı geçen yerler Türklerin o tarihte yaşamış olduğu Moğolistan- Çin arasındaki yerlerdir. | Olağanüstü şekilde doğarlar. Ya bir kurt ya da ağaç tarafından büyütülürler. Tanrı tarafından gönderildiklerine inanılır. Son derece güçlü ve zekidirler. Türk töresini tutar, yaşatırlar. Gök Tanrı’ya inanırlar. Adaletli, cesur ve savaşçıdırlar.
|
5)Türklerin düşünce yapısı Türk destanlarına yansımıştır, İslam öncesi dönemde Türklerin yaşadığı coğrafyada Çinlilerle yapılan mücadeleler Türklerin savaşçı bir millet olduğunu gösteriyor.
6)Olağanüstü olaylar, olağanüstü kişiler, ulusal mücadele, mitler ve motifler, milli duygular
Türeyiş Destanı | Odysseus Destanı |
Gök Tanrı, ışık, ağaç, kurt | Tanrılar, peri, gök, deniz |
8)Mitler insanın varoluş nedenlerini ve tanrıyı idrak etme, arama çabalarının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Türklerin tanrının gökte olduğunu düşünmüşlerdir. Örneğin yıldırımı, ışığı, ağaçları birer ilahi gösterge olarak kabul etmişlerdir.
1)Okuduğumuz savlarda verilmek istenen düşünceler “avcı, at, köpek, su ,ateş, duman, sülün, tavuk, kısrak” gibi doğal varlıklarla somutlaştırılmıştır. Bu doğal varlıklar aynı zamanda Türklerin tabiatla içi içe olduklarını gösterir. Oğuz Kağan destanında da “ok, yay, yıldız, gök, güneş, savaş, at” kavramları o dönemde yaşamış Türklerin savaşçı, avcı ve göçebe bir toplum olduğunu göstermektedir.
2)Mitler insanlığın yaradılış sırrına kendince bir açıklama getirmek, tabiatın zor koşulları ya da düşmanla mücadele etmek amacıyla hayal gücünün sınırları içerisinde oluşturduğu olaylar, nesneler ve kişilerdir.
1)Destan döneminde insanlık evrenin ve insanın nasıl var olduğu konusunda kesin ve kanıtlanabilir bilgilere sahip olmadığından kendi hayal gücüyle meydana getirdiği mitlerle bir bakıma bilinmeyenleri açıklama gereği duymuştur. Bu nedene efsaneler insanlar için inandırıcı birer olay niteliği taşımaktadır.
2)Destan döneminin mitolojik unsurları bugünkü yazarların düşünce ve hayal dünyalarını zenginleştirir, geçmişle bugünün koşulları arasında ilişki kurmalarına yardımcı olur.
3)Destanlar ve efsaneler mitlerin etkisinde yazılmış eserlerdir.
5)Türk kültüründe at çok önemli bir yere sahiptir. Eski Türk hayatında atın önemi, ekonomik değerinden çok onun bir savaş aracı olarak kullanılmasından ileri gelmektedir. Türklerde ölen kişiler atıyla birlikte gömülmüştür.
6)a)Bu beyitte güle kavuşamayan nergisin ömür boyu beklemeye mahkum edilişi hatırlatılmaktadır. Bu beyitte “nergis” çiçeğinin Doğu medeniyetinde anlatılan efsanede olduğu gibi kıyamete kadar gülün yolunu gözleyeceği vurgulanmaktadır.
7) Sözlü edebiyat ürünlerinde toplumun ortak değerleri ön plana çıkmaktadır.
1)destanların- Mitler, insanlığın yaradılış konusundaki arayışlarından, tabiatın zor koşullarıyla ve düşmanla mücadelesinden doğan hayal ürünü unsurlardır-insanlığın yaradılış sırlarını çözme isteğidir-destanlar-ortak değerler
2)YDYDYDDY
3)D
4)D
5)D
6)A
7)Sözlü edebiyat ürünlerin biri olan destanlar, mitolojik öğelerin sıkça kullanıldığı türlerdendir.